çekilmek

(-den, -e)
1. çekmek 的被动态: Bu araba bu atla çekilebilir. 这辆车可以用这匹马来拉。Ağlar çekiliyor dalyanlarda. 鱼堰里要布网。İki bahçe arasına bir duvar çekildi. 两个花园之间砌了一道墙。
2. 后退, 避让, 离开
3. 滚开: Çekil karşımdan Allah aşkına! 滚开!别让我再看到你!Sen ne karışıyorsun, çekil oradan. 你瞎搀和什么?走开!Çekil git buradan, başımı belâya sokma. 你出去, 别在这儿烦我!
4. 远离, 不去, 避而远之: Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor. 店乱货次, 有钱的顾客避而远之, 那些无赖之徒倒日渐增多。
5. 辞职, 引退: Müdür görevinden çekildi. 经理辞职了。
6. 减少, 消失; 干涸: Sular çekildi. 水退下去了。Altın stoku çekildi. 黄金储备枯竭。Kötülükler bu dünyadan asla çekilmez. 罪恶永远不会从这个世界上消失。
7. 去(某地), 进入(某种状态): istirahate \çekilmek 休息 Evine çekildi, hiç dışarı çıkmıyor. 他躲在家里, 从不出门。Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim. 我走到一个角落, 也要了一杯茶。
8. 后退, 撤退; 退出; 回到: Asker kışlasına çekildi. 士兵退回了兵营。Düşman çekildi. 敌人撤退了。Yarışmadan çekildi. 他退出了比赛。
9. 眯成一条缝, 微闭: gözleri \çekilmek 双眼眯成一条缝 Çekilmiş dudakların arasından birşey fısıldadı. 他半张的嘴里嘟囔了几句什么。
10. 被蒸馏出: İyi rakı üzümden çekilir. 优质的拉克酒用葡萄蒸馏而成。
11. 绷紧: Şimdi sinirleri çekiliyor. 他的神经立刻就绷紧了。
12. 容忍, 忍受: Bu, çekilecek davranış değil. 这是不可容忍的行为。Burası, berbat; burası çekilir gibi değil. 这儿污秽不堪, 真让人受不了。Arkadaşlarının ağız şakaları çekilmez hâle gelmişti. 朋友们的玩笑话已经变得不可忍受。
◇ çekilip gitmek 后退, 避让, 离开: Çok oturmadılar, birer birer çekilip gittiler. 他们没有久坐, 一个个地走了。Baktım ki söz ayağa düşmüş, şu hâlde çekilip gitmek daha muvafıktır dedim. 看来已经有人说闲话了, 既然如此, 我看还是离开的好。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çekilmek — nsz 1) Çekme işi yapılmak Ağlar çekiliyor dalyanlarda. O. V. Kanık 2) e Kendini geriye veya bir yana çekmek 3) den Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim. T. Buğra 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çekilmek — kitap (10AA111A. I I, 133, 134 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • fil dişi kuleye çekilmek — herkesi küçümseyip kendisine özgü dünyasına çekilmek Çöküşün ve çöküşten kaçışın, fil dişi kuleye çekilişin yarattığı isyanlar kitaplaşmamıştır. S. İleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabuğuna çekilmek — (kendi) dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek Arkadaşı, hükûmet aleyhine konuşmaya başlayınca Fuat kabuğuna çekilmek lüzumunu duyar ve başını önüne eğip susmasını bilirdi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kendi içine çekilmek — başkasıyla ilişki kurmamak, yalnız başına kalmak, inzivaya çekilmek Bizim gibi dış âlemle münasebetleri aksamış, kendi içine çekilip kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kendi kabuğuna çekilmek — kabuğuna çekilmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • geri geri çekilmek — arka arka gitmek Hamit in eteğini öpmüş ve geri geri çekilerek odadan çıkmış. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inzivaya çekilmek — toplumdan kaçıp hiçbir şeyle ilgilenmeyerek tek başına yaşamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabine çekilmek — Bakanlar Kurulu görevini bırakmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kozasına çekilmek — çevreyle ilişkisini kesmek, hiçbir şeye karışmamak Hiçbir tarakta bezim kalmadı, ipek böceği gibi kozama çekilmiş, kendi hâlimde, politikaya bulaşmadan yaşıyorum. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sifonu çekilmek — sifondaki su boşaltılmak Yukarı katların birinde bir sifon çekiliyor. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.